Tel: 0356 252 16 16 (dahili: 21 65) | Mail: info@i-bil.com


Ailanthus altissima L.
ADLANDIRMA
Latince: Ailanthus altissima L.
Sinonim: A. cacodendron (Ehrh.) Schinz & Thell., A. giraldii Dode, A. glandulosa Desf. A. peregrina (Buc'hoz) F.A. Barkley, A.sutchuensis Dode, A. vilmoriniana Dode, Albonia peregrina Buc'hoz, Pongelion glandulosum (Desf.) Pierre, Rhusca codendron Ehrh., Toxicodendron altissimum Mill.
Türkçe: Kokarağaç, Aylandız, Aylandoz, Cennet Ağacı, Osuruk Ağacı, Mundar Ağacı, Yalangoz, Yabanî Ceviz
İngilizce: Tree Of Heaven, Chinasumac, Copaltree, Varnishtree
Orjini: Kuzey ve Orta Çin
TAKSONOMIK GRUPLANDIRMA
Alem:
Plantae
Şube:
Charophyta
Sınıf:
Equisetopsida
Alt Sınıf:
Magnoliidae
Takım:
Sapindales
Aile:
Sapindaceae
Cins:
Ailanthus

DOSYALAR
Alıntı için: ULUDAĞ A., 2015. Ailanthus altissima L. S: 148-155. TÜRKİYE İSTİLACI BİTKİLER KATALOĞU,  Editör Huseyin ONEN, T.C. GIDA, TAR. VE HAY. BAKANLIĞI. TAGEM, Bit. Sağ. Araş. Daire Başk., Ankara, ISBN: 978-605-9175-05-0 
TANIMI VE BİYOLOJİSİ
Simaroubaceae familyasına dahil olan kokarağaç zarif bir şekilde kıvrılmış dalları ve çekici çiçekleriyle ilgi odağı olan  bir ağaçtır. Yoğun olduğu alanlarda çalılık oluşturduğu da vaki olup çalı formunda birçok çeşidi (varyete) tanımlanmıştır. Boyu genellikle 6-10 cm arasında değişen bitki 30 metreye kadar çıkabilmektedir. Tüysü bileşik yaprağı oldukça uzun olup 90 cm’ye ulaşabilmektedir. Yaprağın üzerinde hav olabileceği gibi hemen hemen tamamen tüysüz olarak da görülebilmektedir. En alt yaprakçıkta geniş bir kese ve küt bir diş bulunmaktadır.  Yumurtamsı sivri uçlu yaprakçıkları 25 cm kadar uzayabilmektedir. Yaprakçığın taban kısmında salgı kesecikli 1 - 3 çift diş bulunmaktadır. Bütün yaprak kenarı düzdür. Sarı renkli küçük çiçekleri büyük bir bileşik salkım oluşturur. Bitki iki evcikli bir ağaç türüdür, yani erkek ve dişi çiçekler farklı ağaçlarda bulunur. Erkek çiçekler tiksindirici bir kokuya sahiptir.  Meyveleri kanatlı, ince tek tohumlu ve tek bölmeli, kırmızımsı kahverengi renkte ve 3x0,8 cm ebatlarındadır. Mayıs ve Haziran ayında çiçeklenen bitkiler, sonbaharda meyveye durur.

EKOLOJİK İSTEKLERİ VE DAĞILIM ALANLARI
Kokarağacın anavatanı subtropikal ve sıcak iklime sahip olmasına rağmen bitki ılıman iklimlerden tropikal iklimlere kadar geniş bir alanda yayılmıştır.  Ülkemizin de sahip olduğu Akdeniz tarzı iklimlere iyi uyum sağlamaktadır. Bunun sebebi ise günün sıcak anlarında terlemeyi azaltmak suretiyle kurağa dayanıklı hâle gelebilmesi ve porlu odunuyla da köklerdeki suyun gerektiğinde yapraklara taşınmasını hızla sağlayabilmesidir. Sekiz ay kadar süren kurak dönemlere dayanabilmektedir. Farklı iklimlerin yanı sıra farklı yaşam alanlarında da bulunmaktadır. Şehirler, terkedilmiş araziler, çalılıklar, çam, meşe ormanları, orman kenarları, yol boyları nehir kenarları kokarağacın rahatlıkla yetişip gelişebildiği yerlerdendir (Şekil 1). Nemden çok hoşlan-mayan bir bitkidir. Amerika’da nemin müsaade ettiği her alanda yetişebildiği ifade edilmektedir. Bitki ağaçlık alanları işgal eden en yaygın odunsu türdür. 400-1400 mm arasında yağış alan bölgelerde rahatlıkla yetişen türün yayılımını orta Avrupa’da nemin, Akdeniz kuşağında ise toprak verimliliğinin belirlediği belirtil-mektedir. Esasen hemen hemen her türlü toprakta yetişebilmektedir. En uygun gelişme sıcaklığı 7-18 °C olmasına rağmen -35 °C’ye kadar yaşadığı rapor edilmiştir. Çok farklı rakımlara uyum sağlayabilmekte ve 2400 m’ye kadar olan alanlarda yetişebilmektedir. 

Avrupa ve Amerika’ya 18nci yüzyılda giren bitki, her iki kıtada da yaygın olarak bulunmaktadır. Ağaçlandırma gibi amaçlarla kullanılan bitkinin Asya ve Avustralya kıtasında da yaygın olduğu bilinmektedir. İnsan elinin değdiği, doğal vejetasyonun bir şekilde etkilendiği her alan (yerleşim alanları dâhil) bitki tarafından istila edilebilmektedir.


YAYILMA ŞEKLİ
Bir ülkeye veya bir alana girişi genel olarak insanlar tarafından ve bilinçli bir şekilde gerçekleşmektedir. Çünkü bitki süs bitkisi, erozyon kontrol bitkisi ve ağaçlandırma bitkisi olarak ithal edilmekte ve dikilmektedir. Ancak çok sayıda tohum üretmesi, hızla çimlenebilmesi, gövde sürgünlerinden gelişebilmesi gibi sebeplerle girdiği alanda hızla yayılmaktadır (Şekil 2, Şekil 3). Bir bitki rüzgârla yayılabilen bir milyon kadar tohum üretebilmektedir. Nehirler ve yollarda akmakta olan trafiğin de tohumlarının yayılmasını artırdığı bildirilmektedir. Toprağın işlenmesi, karıştırılması, bozulması ve yangın gibi hadiselerden ya etkilenmekte yada fayda temin etmekte ve daha fazla istilâcı hâle gelmektedir (Şekil 4).

ZARARI VE KONTROLÜ
Oluşturduğu Zararlar: Estetikten, türlerin kaybolmasına kadar geniş bir yelpazede vuku bulan otuz beşten fazla zararından bahsedilmektedir. Oluşturduğu bu olumsuz etkiler daha ziyade bitkinin çeşitli işlevlerin engellenmesi/zararlandırılması (su ve atık sistemlerinin bozulması gibi) şeklinde (Şekil 5) meydana gelir. Ayrıca bitkinin oluşturduğu diğer önemli sorunlar; çevreye olan olumsuz etkileri, sağlık ve emniyet için oluşturdukları riskleri (Şekil 6) ve estetik yönüyle oluşturdukları etkileri kapsamaktadır. 

Kokarağaç girdiği alanlarda toprağı örten kalın bir örtü oluşturmasından dolayı yerli türlerin ortadan kalkmasına sebep olmaktadır. Akdeniz adalarında istilâsının tür zenginliğini % 24 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Hızlı büyüme özelliği ile bu etki daha da artmaktadır. Işık ve yer için rekabetin yanı sıra yaprak ve kabuklardan kaynaklanan allelopatik etki de ilave edildiğinde bitkinin çevreyi etkileme gücü daha belirgin hale gelecektir. Çevre üzerindeki bu etkisinin sonucunda ekosistem hizmetleri zarar görmekte, ekosistem ve hayat alanları değişmekte, tarım, insan ve hayvanlar bir bütün olarak etkilenmektedir.

Ülkemizde çok farklı coğrafik bölgelerde yayılmış olan bitkinin zararına ilişkin detaylı çalışmalar yapılmamıştır. Bitki Türkiye'de sadece tarihî alanlar, orman kenarları ve diğer tarım dışı alanlarda değil (Şekil 5 ve 6), tarım alanlarında da görülmektedir. Şekil 7'de de görülebileceği gibi bitki Iğdır’da bazı meyve bahçesinde yoğun olarak bulunmaktadır. 

Kontrolü: Kokarağaç yerleştikten sonra mücadelesi çok zordur (Şekil 8). Bütün bir kök sisteminin ve sürgünlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu yakma, biçme ve ilâçlama gibi bir yöntem uygulandığında da mecburi bir durumdur. Kesme sonrası sürmeler artmaktadır. Mekanik olarak ortadan kaldırma mücadelesinin mutlaka olması gereken parçasıdır.

Hem enjekte etmek hem de püskürtmek suretiyle uygulanabilen herbisitler farklı ülkelerde ruhsatlandırılmıştır. Bitkinin yoğun olarak oluşturduğu çalılık alanlarda püskürtme, kesme sonrası ve tek ağaçlar içinse enjeksiyon önerilmektedir. Glyphosate-vetriclopyr önerilen herbisitlerdendir. Herbisitin belirgin bir şekilde kokarağaç yoğunluğunu azalttığı bildirilmektedir.
Biyolojik mücadeleye esas teşkil etmesi yönüyle doğal düşmanlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Çin’de 46 böcek, 16 hastalık etmeninin bulunduğu rapor edilmiştir. Bazı böcek türleri ile mantar türlerinin biyolojik mücadele etmeni olarak kullanılabileceği bildirilmektedir: Eucryptor rhynchus brandti, E. chinensis ve Orthopagus lunulifer böcek türleri ve Alternaria ailanthi, Aecidium ailanthive bir Coleosporium sp. olmak üzere üç mantar türü. Güney Afrika’da ağaçlar kesildikten sonra kalan kütüklere Cylindrobasidium laeve uygulaması % 80 oranında başarılı bulunmuştur.

ÜLKEMİZ İÇİN TAŞIDIĞI MUHTEMEL RİSKLER
Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi kokarağaç ağaçlandırma, erozyon önleme, gölgeleme ve kuşak oluşturma ve süs bitkisi olarak ülkemizde de dikilen ağaçlardandır. Orman yangınları sonrası da kullanılan bitkilerdendir. Orman yangınına çok maruz kalan alanlarda kök ve gövdeden hızla sürgün vererek gelişmesi yönüyle talancı akasya ile beraber ağaçlandırma bitkisi olarak ülkemizde tavsiye edilen bilgilerin başında yer almaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 1995 büyük yangını sonrası yeniden ağaçlandırmada en fazla dikilen türler arasında yer almıştır. Benzer şekilde İstanbul adalarına da dikilen türler arasında yer almaktadır.

Mevcut alanlardaki zararı veya zarar yapabileceği göz önüne alınmadan dikimine devam edildiği görülmektedir. Çöp ve atık alanlarında temizleyici bitki olarak da öneriler görülmektedir. Belki çevre koruma tedbiri olarak ilk etapta uygun olsa da nihayetinde kokarağacın farklı ekolojilere ve çevreye hızla yayılacağı göz önüne alınmalıdır. Fakir topraklarda ve birçok stres şartlarında yetişebilen bu bitki yerleşme, üreme, çimlenme ve yayılma kabiliyeti yönüyle öne çıkmaktadır. Mücadelesinin zorluğu ve iklim değişikliğinin daha sıcak ve kurak Akdeniz Bölgesi öngördüğü de düşünüldüğünde ülkemizde daha büyük bir mesele teşkil edeceği söylenebilir. 


DİĞER ÖZELLİKLERİ
Yukarıda değinildiği gibi farklı amaçlarla kullanılan bitkinin odunu da çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Ayrıca Çin’de yapraklarının ipek böceği üretiminde kullanıldığı da bildirilmiştir. 

KAYNAKÇA
ALPTEKIN CU A ERTAS (1993) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 1995 Yılı orman Yangını Sonrasındaki agaçlandırmalardan Gözlemler. İstanbul Üniversitesi orman Fakültesi dergisi, Seri B, 43: 133-144
BOYDAK M (1984) İstanbul Adaları’nın Ağaçlandırılmasında Amaç,Tür Seçimi Ve Ağaçlandırma Tekniği yönleriyle Planlama Esasları İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergısı, Seri B,34: 24-45,
CABI (2014) Ailanthus altissima (tree-of-heaven). Genelağda: http://www.cabi.org/isc/datasheet/3889 (Erişim Tarihi: Aralık 2014)
CASELLAF ve MVURRO(2013) Ailanthus altissima (tree of heaven): Spread and harmfulness in a case-study urban area. Arboricultural Journal: The International Journal of Urban Forestry, 35: 172-181.
EVEREST A. A. M. Merzeci (2011). Mersin’in Çeşmeleri ve Anit Ağaçlari. Lokman Hekim Journal 2011; Supplement. 39
GISD (2014). Ailanthus altissima (tree, shrub). Genelağda: http://www.issg.org/database/species/ecology.asp?si=319(Erişim Tarihi: Aralık 2014)
YESIL HAYATTIR (2014). AYLANTUS (AILANTHUS) (Kokarağaç). Genelağda: http://bitki-ler.tr.gg/AYLANTUS--k1-A%26%23304%3BLANTHUS-k2---k1-Kokara%26%23287%3Ba%E7-k2-.htm (Erişim tarihi Şubat 2015)
YUCELE. (2002) Eskişehir'de Yanan Orman Alanlarının Ağaçlandırılması için ağaç ve Fidan Tipinin Belirlenmesi,Ekoloji Çevre Dergisi, 11;  28-36

RESİMLER
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.
  

  .

.

POTANSİYEL DAĞILIM HARİTALARI

VİDEOLAR

Google Maps