Tel: 0356 252 16 16 (dahili: 21 65) | Mail: info@i-bil.com


İSTİLACI YABANCI BİTKİLERİN ETKİLERİ
Alıntı için: FAROOQ Ş., ÖNEN H., ÖZCAN S., 2015. İSTİLACI YABANCI BİTKİLERİN ETKİLERİ. TÜRKİYE İSTİLACI BİTKİLER KATALOĞU, S: 14-35. Editör Huseyin ONEN, T.C. GIDA, TAR. VE HAY. BAKANLIĞI. TAGEM, Bit. Sağ. Araş. Daire Başk. TÜRKİYE, ISBN: 978-605-9175-05-0 - PDF Tam Metin İçin Tıklayın


ÖZET

İstilacı karakteri taşıyan farklı canlı grupları; ekosistemleri, biyolojik çeşitliliği, çevreyi, hayvan/insan sağlığını ve ekonomiyi tehdit eder konumdadır. Hatta biyolojik istilalar, habitatların tahrip edilmesi ve küresel iklim değişikliğiyle birlikte biyolojik çeşitlilik erozyonuna neden olan en büyük tehditlerden biri olarak kabul edilmektedir.İstilacı Yabancı Türlerin (İYT) bu çok boyutlu etkileri bir bütün olarak ele alındığında İstilacı Yabancı Bitki (İYB) türlerinin birincil öneme sahip olduğu görülecektir. Zira,İYB taşındıkları alanda bulunan yerli bitki türlerin yerini alarak bir bütün olarak ekosistemi (ve insan yaşamını) etkileyebilmektedir. Nitekim dünya genelinde en fazla probleme neden olan 100 İYT'den 32'si İYB'dir. İşte bu bölümde İYB'lerin biyolojik çeşitlilik, farklı ekosistemlerin yapısı ve işleyişi, tarım (bitkisel ve hayvansal üretim) ile insan sağlığı ve sosyal hayat üzerine etkileri kısaca ele alınmış, farklı ülkelerde İYB'lerin idaresi için yürütülen çalışmaların ekonomik maliyetine ilişkin bilgi verilmiştir. Bu amaçla İYB'lerin etkilerine ilişkin olarak detaylı literatür taraması yapılmış ve farklı veritabanları [Global Invasive Species Database (GISD), International Union of Conservation of Nature (IUCN) ve Delivering Invasive Alien Species Inventories in Europe (DIASIE)] gözden geçirilmiştir. Bu veri tabanları incelenerek dünyanın farklı bölgelerinde sorun oluşturan toplam İYB sayıları belirlenmiş ve veriler grafikler halinde sunulmuştur.Ayrıca İYB'lerin etkileri dört ana başlık altında özetlenerek ele alınmıştır. İlk bölümde genel olarak İYB'lerin ekonomik etkilerine değinilmiş, ikinci bölümde ise İYB'lerin ekosistemlerin işleyişi, yapısı ve biyolojik çeşitliliğe etkileri örnekler verilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde İYB'ler ve polenlerinin insan sağlığına ve sosyal hayata etkileri, dördüncü bölümde ise tarıma etkileri yönüyle, rekabet ve allelopati nedeniyle oluşturdukları verim ve kalite kayıpları, kontrol için oluşan ilave maliyetler, zararlı etmenlere ara konukçuluk yapmaları, herbisitlere direnç geliştirmeleri vb konular ele alınmıştır.

1. GİRİŞ

İstilacı yabancı bitkiler yerli türler olmayıp farklı coğrafik bölgelerden taşınan, yeni taşındığı alana yerleşen ve önemli sorunlara yol açan bitkilerdir (Richardson ve ark., 2000). Bu bitkiler yeni taşındıkları alanda; ekosistemin fonksiyon/süreçlerini ve besin elementi döngülerini olumsuz etkiler, yerli türlerin sayısında (tür zenginliği) ve yoğunluğunda azalmaya neden olurlar. Dolayısıyla bir bütün olarak ekosisteminin çeşitliliğini (biyotik ve abiyotik) olumsuz etkilerler (Vila ve ark., 2011; Pyšek ve Richardson 2010; Rands ve ark., 2010; Hejda ve ark., 2009a; 2009b). İstilacı bitkiler aynı zamanda insan sağlığını, tarımı, ormancılığı, hayvancılığı ve balıkçılığı etkiler, yangın riski oluşturur, içme ve sulama suyunun kullanımını sınırlandırır, altyapıya (yol, enerji nakil hatları, drenaj kanalı gibi) zarar verir ve rekreasyon alanlarının kullanımını engellerler. Dolayısıyla da istilacı bitkilerin yol açtığı sorunlar biyolojik çeşitlilikle sınırlı kalmaz,küresel ölçekte çok farklı sektörlerde ciddi ekonomik kayıplara neden olur. Bazı istilacı yabancı bitkilerin olumsuz etkileri Çizelge 2, 3 ve 4'de özetlenmiştir.

İstilacı bitkilerin oluşturdukları problemlerin çeşitliliği oluşturdukları sorunların maddi karşılığının net olarak belirlemesini son derece güçleştirmektedir. Zira bu, hem istilacı bitki hem de istila edilen alan hakkında yoğun bilgi birikimi, etki değerlendirme konusunda uzmanlık ve geniş bir literatür taraması gerektirmektedir. Sorun olan istilacı türlerin sayısı dikkate alındığında bu oldukça güç görülmektedir (Şekil 1). Bu gereklilikler sağlansa dahi, istilacı bitkilerin çevre (ekoloji) ve özellikle de insan sağlığına etkilerinin maddi karşılığının hesaplanabilmesi oldukça güç hatta imkansız olabilmektedir. Dolayısıyla bu bitkilerin yayılmalarının önlenmesi, yeni istila ettikleri alanlarda eradikasyonları veya kontrolleri büyük önem taşımaktadır.
stilacı bitkilerin başarılı bir şekilde eradikasyonu veya kontrolü için öncelikle türe özel “etki/risk değerlendirmelerinin” yapılması gerekir (Bakınız 2.bölüm). Yapılan bu değerlendirmeler/analizlerin sonuçlarına göre istilacı bitkilerin (istilacı türlerin) oluşturduğu risk/tehditlere göre öncelik sırası belirlenmektedir. Sıralamada her ne kadar hedef bitkinin bütün yönleriyle ele alınması gerekliyse de; riskin boyutuna bağlı olarak bir tek olumsuz etki (insan sağlığı, tarım ve ekosistem için oluşturduğu risk gibi) dahi öncelik için yeterli olabilmektedir (Barney ve ark., 2013). Dolayısıyla istilacı yabancı bitkilerin etkileri veya oluşturdukları risk/tehditlerin bir bütün olarak gözden geçirilmesi büyük öneme sahiptir. Bu çerçeveden; bölümde genel olarak istilacı yabancı bitkilerin çevre, insan sağlığı ve tarıma etkileri ele alınacak ve oluşturdukları risk/sorunlara değinilecektir.



Genel olarak istilacı türlerin etkileri 4 ana başlık altında tasnif edilerek aşağıda açıklanmıştır.

- Ekonomik etkileri
- Ekolojik etkileri
- İnsan sağlığına etkileri
- Tarıma Etkileri

2. İSTİLACI YABANCI BİTKİLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

Bütün ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturan; ticaret, ulaşım, seyahat ve turizm aynı zamanda sürekli olarak biyolojik istilalara da sebebiyet vermektedir. Bu faaliyetlerin bir sonucu olarak istilacı türler; balast suyu ve diğer atık maddeler, seyahatte kullanılan bagaj, ambalaj malzemeleri ve giyim eşyası, bulaşık üretim materyali, tarımsal ürünler, kereste, kuru ot veya saman, hayvanlarla vb ile rahatlıkla yeni alanlara taşınmakta ve sürekli yeni istilalara yol açmaktadır. Yapılan kaba hesaplamalarla, istilacı bitkiler de dahil olmak üzere istilacı yabancı türlerin bir bütün olarak oluşturduğu zararın 1,4 trilyon dolardan fazla olduğu ve yaklaşık olarak bunun dünya ekonomisinin %5’ine karşılık geldiği belirtilmektedir (Pimentel ve ark., 2001; Pimentel ve ark., 2002). İstilacı yabancı türlerin sadece ABD'ye yıllık ekonomik maliyetinin 138 milyar $ olduğu (Pimentel ve ark., 1999; Kettunen ve ark., 2009), Avrupa ekonomisine son yirmi yıllık etkisinin ise 12 milyar € olduğu belirtilmekte ve bu kayıpların büyük oranda (9,6 milyar € kadar) tarım, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, ormancılık ile sağlık sektörlerindeki kayıplarla ilişkili olduğu belirtilmektedir (Kettunen ve ark., 2009). Kanada'da ise genel olarak istilacı türlerden kaynaklanan kayıp 13-34 milyar (Colautti ve ark., 2006), Çin'de 15 milyar dolar (Xu ve ark., 2006), Almanya'da ise 109-263 milyon €'dur (Reinhard ve ark., 2003). İstilacı türler içerisinde önemli bir yer tutan istilacı bitkilerin farklı sektörlere olan etkileri dikkate alındığında ekonomik maliyetlerinin kesin olarak ortaya konması oldukça güçtür. Zira, istilacı bir bitkinin oluşturduğu gerçek ekonomik etkinin değerlendirilmesi için; işgal edilen ekosistemden sağlanan bütün mal ve hizmetler dikkate alınmalı, takip/izleme ve eradikasyon veya kontrol için yapılan harcamalar, verim kayıpları, insan ve hayvan sağlığı üzerine doğrudan ve dolaylı (menkul değeri, kullanım hakkı vb) etkileri de hesaplamaya katılmalıdır (Williams ve ark., 2010, Charles ve Dukes, 2007; Defra, 2007). Sorun oluşturan istilacı yabancı bitkilerin sayıları dikkate alındığında bu son derece güç görülmektedir (Şekil 2). Ancak, istilacı bitkilerin dünya ekonomisine etkilerine ilişkin kesin rakamlar elimizde olmasa da; dünya genelinde, biyolojik çeşitliliğe, ekosistem fonksiyonları ve süreçlerine, insan sağlığı ve sosyal hayata, hayvanlara ve hayvansal üretime, çevre ve tarıma olumsuz etkileri yönüyle en fazla risk/tehdit oluşturan ve “en kötü diyebileceğimiz” 100 istilacı türün 32'si istilacı yabancı bitkilerden oluşmaktadır (Lowe ve ark., 2004; Holzmueller ve Jose, 2009). Sadece bu rakamlardan yola çıkarak bile istilacı bitki türlerinin küresel ölçekte oluşturdukları zararları tahmin etmek mümkündür (Çizelge 1). Diğer yandan İYB yeni taşındıkları bölgelere bir kez yerleştiklerinde, yerleştikleri yerden tamamen çıkarılmaları (eradikasyon) neredeyse imkânsız hale gelir. Eradikasyon mümkün olsa dahi, bunun son derece ağır ekonomik ve ekolojik maliyetleri olmaktadır.Tek bir İYB türünün kontrol maliyetinin milyonlarca dolara mal olabildiği unutulmamalıdır (Anonim, 2015).


İstilacı bitkilerin oluşturdukları ekonomik kayıplar tam olarak belirlenemese de yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde genel olarak bu bitkilerin dünya genelinde farklı ekonomik sektörlerde ağır ekonomik kayıplara sebep olduğu bilinmektedir. Genel hatlarıyla yapılan hesaplamalar sonucunda; örneğin ABD'de istilacı bitkilerden kaynaklanan kayıpların yıllık 26 milyar $ (Pimentel ve ark., 2005; Kettunen ve ark., 2009), Avustralya'da 3,6 - 4,5 milyar AUS$ (Sinden ve ark., 2004), Yeni Zelanda'da 200 milyon NZ$ (Williams ve Timmins, 2002), İngiltere'de ise 200-300 milyon £ (Williamson, 2002) olduğu belirtilmektedir. Benzer şekilde Güney Afrika'da istilacı bitkilerden kaynaklanan kayıpların 700 milyon $ olduğu ve bu değerin GSYİH'nın % 0,3'üne denk geldiği saptanmıştır (Wilgen ve Lange, 2011). Bu maliyetler sadece mevcut durum için hesaplanan değerler olup istilacı bitkilerin potansiyel yayılma alanlarını tamamen işgal etmelerine izin verilmesi halinde oluşturdukları ekonomik kayıplar çok daha yukarılara ulaşabilir ve küresel ölçekte ekonomileri altüst edebilir. Örneğin, Güney Afrika'da gerekli tedbirlerin alınmaması halinde oluşturdukları zararın GSYİH'nın %5'ine kadar yükselebileceği öngörülmektedir (Wilgen ve Lange, 2011).

3. İSTİLACI YABANCI BİTKİLERİN EKOLOJİK ETKİLERİ

İstilacı yabancı türler (bitkiler dahil) iklim değişikliğinden sonra dünya çapında biyolojik çeşitlik kaybına neden olan en önemli ikinci faktör olarak karşımıza çıkmaktadırlar (Wilcove ve ark., 1998; Gaertner ve ark., 2009; Ward ve Masters, 2007). İstilacı türlerden kaynaklanan ekolojik risk/sorunlar maddeler halinde özetlenerek aşağıda sıralanmış ve bazı istilacıların ekoloji ve biyolojik çeşitlilik üzerine etkileri Çizelge 2'de verilmiştir. Ancak burada literatürde genel olarak istilacı türlerin ekolojik ve çevresel etkilerinin birbiri yerine kullanılabildiğini hatırlatmak gerekir.

1. Ekosistem fonksiyonları ve süreçlerine etkileri: Ekosistemlerin fonksiyonları 4 gruba ayrılabilir (Millennium Ecosystem Assessment, 2000; 2005). Bunlar; i) destekleyici fonksiyonları (besin elementleri döngüsü gibi), ii) üretim/tedarik (gıda, lif üretimi gibi), iii) düzenleyici fonksiyonları (karbon döngüsü gibi) ve iv) sosyal ve kültürel katkısı (rekreasyon, turizm, eğlence vb)'dır. Sahip oldukları bu fonksiyonlar nedeniyle ekosistemler; ihtiyaç duyduğumuz gıda ve su temin edilmesini, taşkın, erozyon ve salgın hastalıkların önüne geçilmesini, maddi faydalar yanında özellikle doğal alanlarda eğlence, dinlenme vb manevi faydaların da sağlanmasını mümkün kılmaktadır. Ancak istilacı bitki türleri başta yeryüzünde hayatı mümkün kılan ve insanoğlunun yaşamına değer katan tarımsal ve doğal ekosistemler (Brown ve ark., 2011) olmak üzere çok farklı yaşam alanlarını istila edebilmektedirler (Şekil 3).
İstilacı bitkiler insanlığın devamı için gerekli olan ekosistem süreçleri üzerinde de önemli etkilerde bulunurlar (Mooney, 2005). Ancak istilacı bitkiler genel olarak farklı ekosistemleri etkileyebilen organizmalar olup (Şekil 3) her ekosistemdeki etkileri farklı olmaktadır. İstilacı türler nedeniyle farklı ekosistemlerde meydana gelen değişiklikler küresel ölçekte insanların refahı için gerekli olan;kaynakların (su, tarım ve orman ürünleri vb) topyekûn kaybı, azalması veya bozulması ve/veya ekosistem hizmetlerinin (temiz ve bol içme suyu, iklimin dengelenmesi, bitkilerin tozlaşması, spor, kültür ve eğlence vb) toptan kaybı, kullanımının kısıtlanması, bozulması veya değişmesi (Daily ve ark., 1997) ile gerçekleşebilir.


2. Yangın ve sel tehlikesi: İstilacı bitkilerin en göze çarpan etkileri arasında yer alır. Bu sebeple yerli türler ve yerleşim alanları için tehdit oluştururlar (D’Antonio, 2000). Kuzey Amerika'nın çalılık step topluluklarının yangınlara adapte olan tek yıllık Bromus tectorum bitkisinin büyük ölçekli işgali sonucunda, yerli bitki kominitelerinde önemli değişiklikler oluşmuştur (Chambers ve ark., 2007). Benzer bir dönüşüm egzotik Gramineae bitkilerin oluşturduğu istilalar nedeniyle Hawaii'de de gözlenmektedir (D’Antonio ve Vitousek, 1992). Bu alanlarda yangın rejimlerinin değişmesine neden olan bu istilacı türler önemli sosyal ve ekonomik kayıplara neden olabilmektedir. Örneğin; sadece Florida'da Melaleuca quinquenervia'nın yangınlar sebebiyle 2010 yılında ABD'de yangın tazminat yükünü 250 milyon dolar arttırdığı belirtilmektedir (Serbesoff-King, 2003). Ayrıca, sulak alanlarda sorun olan istilacı bitkiler dere yataklarını daraltarak ve su tutma kapasitesini azaltarak sel riskini artırabilmektedir (Zavaleta, 2000).

3. Doğal alanların ve rekreasyon alanlarının kullanımını etkilerler: İstilacı bitkiler taşıdıkları dikenler, içerdikleri kimyasal maddeler, istila alanlarını yoğun olarak kaplamaları vb nedenlerle insanların doğal alanları ve rekreasyon alanlarını kullanmalarını etkilemektedir. Örneğin dikenli bir bitki olan Centaurea solstitialis ABD'nin batı bölgelerinde geniş alanların rekreasyon değerini düşürmekte; bu alanların spor, eğlence ve dinlenme amacıyla kullanımını sınırlandırmaktadır (Dudley, 2000). Ayrıca, bu alanların hayvancılık için kullanılmasının önüne geçerek (otlatma kapasite ve kalitesini düşürerek) her yıl milyonlarca dolar kayba neden olmaktadır (Eagle ve ark., 2007).

4. Toprağın kimyasal yapısı ve besin elementi döngülerini etkilerler: İstilacı bitkiler yeni taşındıkları alanda florada yer alan yerli türleri sadece rekabet (ışık, yer, su, besin maddeleri) ederek değil aynı zamanda doğal döngüleri (besin elementleri, enerji ve su) de dönüştürerek/değiştirerek de etkiler (Charles ve Dukes, 2007). Nitekim istilacı türlerin yaşam ortamında besin elementi döngüleri ile toprak pH’sını değiştirebildiklerini ve bunun da özellikle besin maddesince fakir alanlarda yerli florada yer alan bitkilerin gelişimini etkilediğini gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır (Callaway ve Aschehoug, 2000; Drenovsky ve ark., 2007; Collins ve Jose, 2008; Chen ve ark., 2009). Nitekim Jandovave ark. (2014) yaptığı çalışmalarda Heracleum mantegazzianum'un toprakta mikroorganizma florasını, pH ve alınabilir formdaki fosfor miktarını etkilediğini saptamıştır. 5. Sulak alanlarda önemli ekolojik sorunlara yol açarlar: Akuatik istilacı bitkiler oluşturdukları yoğun biokütle ile su yüzeyini bir örtü gibi tamamen örterek diğer bitkileri ihtiyaç duydukları ışık ve oksijenden mahrum bırakırlar. Bu nedenle ortamda tür çeşitliliği veya yoğunluğunda büyük ölçekli değişimler görülebilmekte, hatta bazı türler tamamen yok olabilmektedir. Örneğin Azolla filiculoides su yüzeyinde oluşturduğu yoğun bitki örtüsü ile altında kalan bitkilerin fotosentez yapmasını önlemekte ve oksijenin difüzyonunu engellemektedir. A. filiculoides sadece batık su bitkileri ve yosunları tamamen baskı altına almakla (Janes ve ark., 1996) kalmaz aynı zamanda bitki örtüsü altında kalan diğer canlıların popülasyonlarını da olumsuz etkiler (Gratwicke ve Marshall, 2001). Pistia stratiotes L. ve Eichhornia crassipes (Mart.) Solms gibi sucul bitkilerin de benzer etkiler gösterdikleri saptanmıştır (Langeland ve Burks, 2008; CABI, 2014b). 6. Su kalitesini etkilerler: Sucul ekosistemleri istila eden bitkilerin etkisi sadece sudaki biyolojik çeşitlilikle sınırlı değildir. Aynı zamanda su kaynakları üzerinde de ciddi tehdit oluşturmaktadırlar. İşgal ile sudaki oksijen miktarındaki düşüş ve balık ölümleri gibi sebeplerle su kalitesi de önemli ölçüde olumsuz etkilenir (Cai, 2006; CABI, 2014b). Daha da ötesi P. stratiotes bitkisi nitrat, amonyum, toplam azot ve toplam fosfor miktarı ile toplam bakteri sayısında artışa sebep olurken, pH değeri ve plankton çeşitliliğinde de azalma meydana getirmektedir (Cai, 2006). 7. Balıkçılığı etkilerler: İstilacı su bitkileri nedeniyle bölgede meydana gelen tüm bu değişiklikler doğal olarak balık popülasyonlarını (Gratwicke ve Marshall 2001), bu da bölgede balıkçılıkla geçimini sağlayan insan topluluklarının gelirlerini olumsuz yönde etkilemektedir. 8. Biyolojik çeşitlilik ve ekosistemin yapısına etkileri: İstilacı türler biyoçeşitlilik erozyonuna yol açan en önemli etkenler içerisinde yer almaktadır (Wilcove ve ark., 1998; Gaertner ve ark., 2009). Nitekim ABD’de yapılan değerlendirmelerde nesli tükenmekte olan ve tehdit altındaki türlerdeki azalmanın %42 oranında istilacı (istilacı bitkiler de dahil) türlerden kaynaklandığı hesaplanmıştır (Wilcove ve ark., 1998). Dünyanın geri kalan kısmında ise nesli tükenmekte olan ve tehdit altındaki türlerdeki kaybın %80 oranında yerli olmayan türlerin istilaları sonucu olduğu belirtilmektedir (Pimentel ve ark., 2005). İstilacı türlerden kaynaklanan biyolojik çeşitlilikteki bu kaybın en önemli sebeplerinin başında ise istilacı bitki türleri gelmektedir. Zira, istilacı bitkiler adaptasyon kabiliyetleri, taşındıkları yeni alanlarda doğal düşmanlarının olmayışı ve yeni taşınılan alandaki bitkilerin rekabetinden etkilenmemeleri nedeniyle hızlı bir şekilde yeni ortama uyum sağlar, yerleşir ve oluşturdukları yoğun bitki örtüsüyle yaşam alanında nerede ise tek hakim tür (monokültür) haline gelirler (Hierro ve ark., 2005). Ancak istilacı bitkilerin ekolojik etkileri sadece biyoçeşitlilikle sınırlı değildir. Ortama yerleştikten sonra, yerli floranın kominite yapısını, kompozisyonunu ve fonksiyonlarını değiştiren (Webster ve ark., 2006) istilacı bitkiler aynı zamanda yerli türlerin yerini almakta, mutualistik ve trofik ilişkileri etkilemekte, türlerin kominite yapılarını ve dağılım desenlerini farklılaştırmaktadır. Ambrosia artemisiifolia, Lythrum salicaria, Imperata cylindrica, Schinus terebinthifolius gibi bitkiler özellikle tahrip edilmiş alanları son derece hızlı bir şekilde kaplamaktadır (Önen ve ark., 2013a ve 2014; Ewel, 1979; Mullin, 1998; Jose ve ark., 2002). Sicyos angulatus ve Persicaria perfoliata gibi sarmaşık formundaki bitkiler ise son derece hızlı bir şekilde büyüyerek bölgedeki ağaç ve çalılar dahil tüm vejetasyonu kaplamaktadır (EPPO, 2010; Önen ve ark., 2013b). İstilacı bitkilerden kaynaklanan bütün bu etkiler sonucunda; istilacı bitkiler taşındıkları alandaki flora ve faunayı ciddi şekilde değiştirmekte ve kominite yapısını değiştirerek pek çok yerli türün ortamdan kaybolmasına neden olmaktadırlar.


4. İSTİLACI BİTKİLERİNİN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ

İstilacı bitkilerin olumsuz etkileri sadece ekosistem fonksiyonları ve işleyişleri üzerine değildir. Aynı zamanda insan sağlığı için de doğrudan veya dolaylı olarak ciddi risk/tehditler barındırırlar. İstilacı yabancı bitkilerin ürettikleri polenlerden kaynaklanan “polen alerjisi” en çok bilinen doğrudan etkileridir. Alerjiye neden olan istilacı yabancı bitkilerin sayısı oldukça yüksektir. Ancak polen alerjisi denince hemen hemen bütün dünyada ciddi bir sorun oluşturan Ambrosia artemisiifolia en çok bilinen örneklerin başında yer alır. İlk kez 19. yüzyılın ikinci yarısında ABD'de polen alerjisine neden olduğu saptanan Ambrosia türleri o zamandan bu yana ABD, Kanada ve Avrupa’da pek çok ülkede mevsimsel astım ve burun mukozası yangısı (rhinitis)’nın en büyük ikinci sebebi olarak bilinmektedir (White ve Bernstein, 2003; Burbach ve ark., 2009; Chan-Yeung ve ark., 2010; Salo ve ark., 2011). A. artemisiifolia polenlerinden kaynaklanan alerji vakaları dünya genelinde yükselen bir eğilim göstermektedir. Avrupa ülkelerinden Avusturya'da son on yılda hasta sayısı iki kat artmış, Kuzey İtalya’da solunum yoluyla gerçekleşen alerjilerin en büyük ikinci sebebi haline gelmiş, Güney Almanya’da bitkiden kaynaklı alerji %20 seviyesine çıkmıştır. Avrupa'da en yoğun istila altındaki ülkelerinden Macaristan’da ise hastaların %60 kadarının A. artemisiifolia polenlerine hassas oldukları saptanmıştır (Hemmer ve ark., 2011; Asero, 2007; Bousquet ve ark., 2009; Makra ve ark., 2004; Ruëff ve ark., 2012). Bir başka istilacı Heracleum mantegazzianum ise temas yoluyla insanlarda ciddi enfeksiyonlara yol açmaktadır. H. mantegazzianum sahip olduğu kıl şeklindeki tüyleri “furanokumarinler” içerir, bu sebeple de bitkinin deriye teması halinde deride güneş ışığına hassasiyet artar, yanıklara (ağrılı sulu kabarcıklardan geniş alanlarda oluşan kimyasal yanıklara varana kadar) ve/veya iltihabi durumlara (phytophotodermatitis) sebebiyet verir (Dennes ve ark., 2013; Chan ve ark., 2011; Nielsen ve ark., 2005). Yoğun temas; kanser ve ceninde kusurlu oluşum gibi çok daha ciddi durumlara da yol açabilmektedir (Klimaszyk ve ark., 2014; Nielsen ve ark., 2005). Diğer taraftan bitkinin tohumlarında bulunan uçucu maddeler de göz, solunum yolu ve deri için risk oluşturur (Jakubska-Busse ve ark., 2013). İstilacı bitkiler yukarıda sıralanan direk etkileri yanında; bazı hastalık etmenleri için konukçu olarak veya çoğalmaları için uygun koşullar oluşturmak suretiyle dolaylı yoldan da insan sağlığı için risk oluştururlar. İnsan sağlığı üzerinde istilacı yabancı bitkilerin dolaylı etkileri söz konusu olduğunda sucul istilacı bitkilere ayrı bir yer vermek gerekir. Çünkü Pistia stratiotes ve Eichhornia crassipes gibi sucul istilacı bitkiler sıtma, schistosomaenfestasyonu (schistosomiasis), beyin iltihabı (encephalitis), filaria enfestasyonu (filariasis) ve kolera gibi hastalık etmenleriyle ilişkili sivrisinek, salyangoz vb organizmalar için uygun koşullar oluştururlar. Adeta bu organizmaları teşvik ederler (Gopal, 1987; CABI, 2014).

5. İSTİLACI YABANCI BİTKİLERİN TARIMSAL ETKİLERİ

İstilacı yabancı türler dünya çapında her geçen yıl artan oranda tarımsal üretimi ve tarımın sürdürülebilirliğini tehdit etmektedirler. İstilacı türler içerisinde yer alan istilacı bitkiler ise bütün dünyada ekolojik (çevresel) sorunlara yol açan en büyük beş büyük unsurdan biri olup (Sala ve ark., 2000), 21. yüzyılda dünya tarımı için ortaya çıkan önemli tehditlerden biri konumundadır. İstilacı yabancı otlar tarım alanlarında bitkisel üretimde ciddi ürün kayıplarına neden olmakta, tarım sistemlerini etkilemekte ve tarımın sürdürülebilirliğini kısıtlamaktadırlar. Bitkisel üretim yanında hayvansal üretimi ve balıkçılığı da etkileyebilmektedirler. Dolayısıyla tarım söz konusu olduğunda istilacı yabancı türler içinde bitkiler ayrı bir öneme sahiptir. İstilacı bitkilerin tarıma etkileri aşağıda maddeler halinde özetlenmiştir.

1. Rekabet ve allelopatik etkileri:
İstilacı yabancı türler diğer yabancı otlarda olduğu gibi kültür bitkileri ile rekabet unsurları olan besin elementleri, ışık, su ve yer için rekabete girer (Çizelge 3) ve allelopatik etkileriyle (Çizelge 4) diğer bitkilerin gelişimini inhibe ederler (Callaway ve Aschehoug, 2000; Bias ve ark., 2003). Dolayısıyla rekabetçi olmaları yanında sahip oldukları allelopatik etkileri ile kültür bitkilerini baskı altına alarak üretimde önemli verim ve kalite kayıplarına neden olurlar. Nitekim ABD, İngiltere, Avustralya, Güney Afrika, Hindistan ve Brezilya’da istilacı bitkilerin, tarım alanları, meralar ve ormanlarda yol açtığı yıllık zararın ekonomik maliyetinin 230 milyar dolar olduğu belirtilmektedir (Pimental ve ark., 2001).

2. Suyun kullanımına etkiler:
Tarımsal üretim yapılan kurak ve yarı kurak alanlarda su son derece kritik kaynaklar içerisinde yer almaktadır. Ancak bazı bölgelerde tarımsal üretimde kullanılan su istilacı bitkilerin tehdidi altında bulunmaktadır. Örneğin yaklaşık 100 yıl önce erozyon kontrolü için rüzgâr kırıcı olarak ABD’ye sokulan Tamarix spp. istilacı halini almış ve yaklaşık 5 milyon dönüm araziyi tehdit eder hale gelmiştir. Bu bitkiler sahip olduğu derin kök sistemi sayesinde bulundukları alanda bir bütün olarak yıllık yaklaşık 1480 ila 2960 milyon metre küp su kaldırmaktadırlar. Sulama amacıyla kullanılabilecek bu suyun yıllık değerinin 39 - 121 milyon dolar olduğu hesaplanmaktadır (Zavaletta, 2000). Benzer şekilde sucul bir istilacı bitki olan Azolla filiculoides oluşturduğu yoğun bitki örtüsü ile su kaynaklarını etkilediğinden ve suyun akışını engellediğinden ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Tarımı ciddi şekilde etkileyen (%71) A. filiculoides, aynı zamanda rekreasyon alanlarının kullanımını (%24) ve belediye hizmetlerini (%5) de aksatmaktadır (CABI, 2014b).

3. Herbisitlere direnç: Yaklaşık 200 istilacı bitkinin (332 biyotip) herbisitlere dirençli olduğu, özellikle son 30 yılda herbisit kullanımındaki artışa bağlı olarak bu bitkiler arasında herbisitlere dayanıklılığında hızla arttığı saptanmıştır (Heap, 2015). Örneğin yabancı ot mücadelesi açısından glyphosate etkili maddeli herbisitlere dirençli kültür bitkilerinin geliştirilmesi önemli bir mihenk taşıdır. Ancak herbisitlere dirençli kültür bitkilerinde dahi; 9 istilacı yabancı otun glyphosate direnç geliştirdiği saptanmıştır. Dolayısıyla yapılan tüm mücadele çabalarına rağmen ayakta kalan istilacı bitkiler bazı kültür bitkilerinin tarımını imkânsız hale getirebilmektedir.

4. Kültür bitkisi, zararlı ve hastalık etmelerine etkileri: Çizelge 5'de görülebileceği gibi farklı kültür bitkilerinde sorun olan pek çok hastalık etmeni ve zararlı için ara konukçu olarak işlev görürler. Ancak genel olarak kendileri bu etmenlerden önemli seviyede etkilenmezler.

5. Ek mücadele masraflarına neden olurlar: İstilacı yabancı bitkiler verim ve kaliteye olan doğrudan etkileri yanında kontrol altına alınabilmeleri için ilave maliyetlere neden olurlar. Nitekim sadece tek bir istilacı yabancı bitkinin kontrol maliyetinin milyonlarca dolara mal olabildiği belirtilmektedir (Anonim, 2015).

6. Ekim/dikim ve hasadı güçleştirirler: İstilacı bitkiler güçlü ve eş zamanlı olmayan gelişimleri yüzünden ekim ve hasat gibi işlemleri güçleştirmekte, tarım makinelerinin kullanım ömrünü ve etkinliğini düşürmektedir. Örneğin güçlü lifleri yüzünden Abutilon theophrasti mısır, sorgum ve soya fasulyesi gibi bitkilerin makineli hasadına engel olmakta, hasat makinelerinin arızalanmasına neden olmaktadır (Shimizu, 1998).

7. Cuscuta campestris gibi az sayıdaki parazitik istilacı bitki, kültür bitkileri üzerinde beslenerek önemli verim ve kalite kayıplarına neden olmaktadır.

6. KAYNAKÇA

ANONİM (2015) Impacts of Invasive Plants. http://www.dcnr.state.pa.us/forestry/plants/invasiveplants/invasiveplanttutorial/invasiveimpa cts/index.htm. Accessed 10.01.2015.
ASERO R. (2007) The changing pattern of ragweed allergy in the area of Milan, Italy. Allergy 62:1097-1099.
BARNEY J.N., DANIEL R.T., EUGENE S.J.D., BRADLEY J.T. (2013). What is the “real” impact of invasive plant species? Front Ecol Environ 2013; doi:10.1890/120120
BARRETT S.C.H. (1983) Crop mimicry in weeds. Econ. Bot., 37: 255-282.
BIAS H.P., VEPACHEDU R., GILROY S., CALLAWAY R.M., VIVANCO J.M. (2003) Allelopathy and exotic plant invasion: From molecules and genes to species interactions. Science, 301: 1377-1380.
BOHREN C., MERMILLOD G., DELABAYS N., 2008. Ambrosia artemisiifolia L. - Control measures and their effects on its capacity of reproduction. Journal of Plant Diseases and Protection, Special Issue XXI, 311-316
BOUSQET P-J., CHINN S., JANSON C., KOGEVINAS M., BURNEY P., JARVIS D. (2007) Geographical variation in the prevalence of positive skin tests to environmental aeroallergens in the European Community Respiratory Health Survey I. Allergy; 62:301­309.
BOUSQUET P.J.1., BURBACH G., HEINZERLING L.M., EDENHARTER G., BACHERT C., BINDSLEV-JENSEN C., BONINI S., BOUSQUET-ROUANET L., DEMOLY P., BRESCIANI M., BRUNO A., GJOMARKAJ M., CANONICA G.W., DARSOW U., DURHAM S., FOKKENS W.J., GIAVI S., GRAMICCIONI C., PAPADOPOULOS N.G., HAAHTELA T., KOWALSKI M.L., MAGYAR P., MURAKÖZI G., OROSZ M., RÖHNELT C., STINGL G., TODO-BOM A., VON MUTIUS E., WIESNER A, W0HRL S., BOUSQUET J., ZUBERBIER T. (2009) GA2LEN skin test study III: minimum battery of test inhalant allergens needed in epidemiological studies in patients. Allergy 2009;64:1656-1662.
BROWN C., WALPOLE M., SIMPSON L., TIERNEY M. (2011) Introduction to the UK National Ecosystem Assessment. In: The UK National Ecosystem Assessment Technical Report. UK National Ecosystem Assessment, UNEP-WCMC, Cambridge.
BURBACH G.J., HEINZERLING L.M., ROHNELT C., BERGMANN K.C., BEHRENDT H., ZUBERBIER T. (2009) Ragweed sensitization in Europe — GA(2)LEN study suggests increasing prevalence. Allergy 2009; 64:664-665.
CABI (2014a) Pistia stratiotes. Datasheet No. 41496. http://www.cabi.org/isc/datasheet/41496
CABI (2014b) Azolla filiculoides. Datasheet No. 8119. http://www.cabi.org/isc/datasheet/8119
CABI (2015). Invasive Species Compendium. http://www.cabi.org/isc/. Accessed 10.01.2015.
CAI L. (2006) Impact of floating vegetation in Shuikou impoundment, Minjiang River, Fujian Province. HupoKexue, 18:(3):250-254.
CALLAWAY R.M., AScHehOUg E.T. (2000) Invasive plants versus their new and old neighbors: A mechanism for exotic invasion. Science, 290: 521-523.
CHAMBERS J.C. , ROUNDY B.A., BLANK R.R., MEYER S.E. WHITTAKER A. (2007) What makes Great Basin sagebrush ecosystems invasible by Bromus tectorum? Ecological Monographs. 77:117-145
CHAN J.C., SULLIVAN P.J., O'SULLIVAN M.J., EADIE P.A., (2011) Full thickness burn caused by exposure to giant hogweed: Delayed presentation, histological features and surgical management. Journal of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, 64(1):128-130.
CHAN-YEUNG M., ANTHONISEN N.R., BECKLAKE M.R., BOWIE D., SONIA B.A., DIMICH- WARD H., ERNST P., SEARS M.R., SIERSTED H.C., SWEET L., VAN T.L., MANFREDA J. (2010) Geographical variations in the prevalence of atopic sensitization in six study sites across Canada. Allergy 65:1404-1413.
CHARLES H., DUKES J.S. (2007) Impacts of invasive species on ecosystem services. In: Nentwig W., ed. Biological Invasions, 217-237 Springer, Berlin.
CHEN B.M., PENG S.L., NI G.Y. (2009) Effects of the invasive plant Mikaniamicrantha HBK on soil nitrogen availability through allelopathy in South China. Biol. Invasions, 11: 1291-1299.
COLAUTTI R., BAILEY S., VAN O.C., AMUNDSEN K., MACISAAC H. (2006) Characterized and projected costs of non-indigenous species in Canada. Biological Invasions 8: 45-59
COLLINS A.R., JOSE S. (2008) Imperata cylindrica, an exotic invasive grass, changes soil chemical properties of forest ecosystems in the southeastern United States. Pages 237­247 in R. K. Kohli, S. Jose, H. P. Singh, and D. R. Batish, eds. Invasive Plants and Forest Ecosystems. Boca Raton, FL: CRC Press.
D'ANTONiO C.M. (2000) Fire, plant invasions, and global changes. In: Invasive Species in a Changing World (Mooney, H.A. and Hobbs, R.J., eds), pp. 65-93, Island Press.
D'ANTONIO C.M., VITOuSeK P.M. (1992) Biological invasions by exotic grasses, the grass/fire cycle, and global change. Annu. Rev. Ecol. Syst. 23, 63-87
DAILY G.C., ALEXANDER S., EHRLICH P.R., GOULDER L., LUBCHENCO J., MATSON P.A., MOONEY H.A., POSTEL S., SCHNEIDER S.H., TILMAN D., WOODWELL G.M. (1997) Ecosystem services: benefits applied to human societies by natural ecosystems. Issues Ecol. 2, 1-16
DAISIE. (2015). Delivering Alien Invasive Species Inventories for Europe. http://www.europe- aliens.org/
DENNESS A., ARMITAGE J.D., CULHAM A. (2013) A contribution towards the identification of the giant hogweed species (Heracleum, Apiaceae) naturalised in the British Isles with comments concerning their furanocoumarin content. New Journal of Botany, 3(3):183196.
DEPARTMENT FOR ENVIRONMENT, FOOD AND RURAL AFFAIRS (DEFRA), Welsh Assembly and Scottish Government (2008) The Invasive Non-Native Species Framework Strategy for Great Britain, London: Department for Environment, Food and Rural Affairs. Report No. PB13075.
DREnOvSKY R.E., BATTEN K.M. (2007) Invasion by Aegilops triuncialis (Barb Goatgrass) slows carbon and nutrient cycling in a serpentine grassland. Biol. Invasions, 9: 107-116.
DUDLEY D.R. (2000) Wicked weed of the West. Calif. Wild 53, 32-35
EAGLE A.J., EISWERTH M.E., JOHNSON W.S., SCHOENIG S.E., VAN KOOTEN G.C. (2007) Costs and losses imposed on California ranchers by yellow starthistle. Rangeland Ecol. Manage. 60, 369-377 European and mediterranean plant protection organization (eppo) (2010) Sicyos angulatus. EPPO Bulletin, 40: 396-398. doi: 10.1111/j.1365-2338.2010.02413.x European and mediterranean plant protection organization (eppo).(2015). EPPO Global Database. https://gd.eppo.int/. Accessed 10.01.2015
EWEL J.J. (1979) Ecology of Schinus. In: Workman, R. (ed.). Schinus - Technical Proceedings of Techniques for Control of Schinus in South Florida: A Workshop for Natural Area Managers. The Sanibel-Captiva Conservation Foundation, Inc., Sanibel, FL., USA, pp. 7­21.
GAERTNER M., BREEYEN A.D., HUI C., RICHARDSON D.M. (2009) Impacts of alien plant invasions on species richness in Mediterranean-type ecosystems: a meta-analysis. Progress in Physical Geography 33:319-338. GLOBAL INVASIVE SPECIES         DATABASE          (GISD)  (2015).http://www.issg.org/database/welcome/. Accessed 10.01.2015.
GOPAL B,. (1987) Biocontrol with arthropods. Water hyacinth., 208-230.
GRATWiCkE B., MARSHALL B.E. (2001) The impact of Azolla filiculoides Lam. On animal biodiversity in streams in Zimbabwe. African Journal of Ecology, 38:14.
HEAP I. (2015) The international survey of herbicide resistant weeds. Available at www.weedscience.com
HEJDA M., PYSEK P., JAROSIK V. (2009b) Impact of invasive plants on the species richness, diversity and composition of invaded communities. J. Ecol., 97, 393- 403.
HEJDA M., PYSEK P., PERGL J., SADLO J., CHYTRY M., JAROSiK V. (2009a). Invasion success of alien plants: do habitat affinities in the native distribution range matter? Global Ecology and Biogeography, 18(3):372-382. http://www.blackwellsynergy. com/loi/geb
HEMMER W., SCHAUER U., TRINCA A., NEUMANN C., JARISCH R. (2011) Ragweed pollen allergy in Austria: a retrospective analysis of sensitization rates from 1997 to 2007. J Allergy Clin Immunol 127:aB170.
HIERRO J .L., MARON J.L., CALLAWAY R.M. (2005) A biogeographical approach to plant invasions: the importance of studying exotics in their introduced and native range. Journal of Ecology, 93, 5-15
HOLZMUELLER E.J., JOSE S. (2009) Invasive plant conundrum: What makes the aliens so successful? Journal of Tropical Agriculture 47 (1-2) : 18-29, 2009
JAKUBSKA-BUSSE A., SLIWINSKI M., KOBYtKA M. (2013). Identification of bioactive components of essential oils in heracleum sosnowskyi and Heracleum mantegazzianum (Apiaceae). Arch. Biol. Sci., Belgrade, 65 (3), 877-883,
JANdOvA K., DOSTAL P., CAJTHAML T. (2014) Searching for Heracleum mantegazzianum allelopathy in vitro and in a garden experiment. Biol Invasions. DOI 10.1007/s10530-014- 0771-5.
JANES R., EATON J.W., HARDWICK K. (1996) The effects of floating mats of Azolla filiculoides Lam. and Lemna minuta Kunth on the growth of submerged macrophytes. Hydrobiologia 340: 23-26
JOSE S., COX J., MILLER D.L., SHILLING D.G., MERRITT S. (2002) Alien plant invasions: The story of cogongrass in southeastern Florida. J. Forest., 100: 41-44.
KETTUNEN M., GENOVESI P., GOLLASCH S., PAGAD S., starfinger U., TEN B.P., SHINE C. (2009) Technical support to EU strategy on invasive species (IAS) - Assessment of the impacts of IAS in Europe and the EU (Final draft report for the European Commission). Institute for European Environmental Policy (IEEP), Brussels, Belgium)
KLIMASZYK P., KLIMASZYK D., PIOTROWIAK M., POPIOLEK A. (2014) Unusual complications after occupational exposure to giant hogweed (Heracleum mantegazzianum): a case report. International Journal of Occupational Medicine and Environmental Health, 27(1):141-144.
LANGELAND K.A. BURKS K.C. (2008) Identification and Biology of Non-Native Plants in Florida's Natural Areas. UF/IFAS Publication no. SP 257.
LOWE S., BROWNE M., BOUDJELAS S., DE POORTER M. (2004) 100 of the World's Worst Invasive Alien Species A selection from the Global Invasive Species Database. Published by The Invasive Species Specialist Group (ISSG) a specialist group of the Species Survival Commission (SSC) of the World Conservation Union (IUCN), 12p.
MAKRA L., JUHASZ M., BORSOS E., BECZI R. (2004) Meteorological variables connected with airborne ragweed pollen in Southern Hungary. Int J Biometeorol 29:37-47.
MILLENNIUM ECOSYSTEM ASSESSMENT (2000). Ecosystems and Human Well-Being: A Framework For Assessment. Island Press, Washington
MILLENNIUM ECOSYSTEM ASSESSMENT (2005) Ecosystems and Human Well-Being: General Synthesis. Island Press
MOONEY H.A. (2005) Invasive alien species: the nature of the problem. In: Invasive Alien Species - A new synthesis (Mooney, H.A. Mack R., McNeely J.A., Neville L.E., Schei P.J., Waage J.K.) pp. 1-15, Island Press
MULLIN B.H. (1998) The biology and management of purple loosestrife (Lythrum salicaria). Weed. Technol., 12: 397- 401.
NIELSEN C., RAVN H.P., NENTWIG W., WADE M. (eds.), 2005. The Giant Hogweed Best Practice Manual. Guidelines for the management and control of an invasive weed in Europe. Forest & Landscape Denmark, Hoersholm, 44 pp.
ÖNEN H., GUNAL H., OZCAN S. (2013a) Invasion status of Common Ragweed (Ambrosia artemisiifolia L.) in Turkey. 4th ESENIAS Workshop: International Workshop on IAS in Agricultural and Non-Agricultural Areas in ESENIAS Region 16-17 December 2013, Çanakkale, Turkey, PROCEEDINGS p:50.
ÖNEN H., GuNaL H., OZCAN S. (2014) Pelinimsi Ambrosia (Ambrosia artemisiifolia L.)'nın Türkiye'deki Mevcut Yayılma Durumu. Türkiye V. Bitki Koruma Kongresi, 3-5 Şubat 2014, Antalya, Bildiri Kitabı sayfa: 385.
ÖNEN, H., ÖZASLAN, C., GÜNAL, H., AKYOL, N., ÇALDIRAN U. (2013b) Expansion status of two invasive vines: Bur-Cucumber and Mile-a-Minute, in Turkey. 4th ESENIAS Workshop: International Workshop on IAS in Agricultural and Non-Agricultural Areas in ESENIAS Region, 16-17 December 2013 Çanakkale, Turkey.
PIMENTEL D. (2002) Biological Invasions: Economic and Environmental Costs of Alien Plant, Animal, and Microbe Species., Boca Raton, FL: CRC., 369,
PIMENTEL D., MCNAIR S., JANECKA J., WIGHTMAN J., SIMMONDS C., O'CONNELL C., WONG E., RUSSEL L., ZERN J., AQUINO T., TSOMONDO T. (2001) Economic and environmental threats of alien plant, animal, and microbe invasions. Agriculture, Ecosystems and Environment 84: 1-20
PIMENtEl D., ZUNIGA R., MORRISON D. (2005) Update on the environmental and economic costs associated with alien-invasive species in the United States. Ecol Econ 52: 273-288.
PYSEK P., RICHARDSON D.M. (2010) Invasive Species, Environmental Change and Management, and Health. In: Annual Review of Environment and Resources, Vol 35. Gadgil, A. and Liverman, D.M. (eds.). pp. 25-55.
RANDS M.R.W., ADAMS W.M., BENNUN L., BUTCHART S.H.M., CLEMENTS A., COOMES D., ENTWISTLE I., HODGE I., KAPOS V., SCHARLEMANN J.P.W., SUTHERLAND W.J., VIRA B. (2010) Biodiversity conservation: challenges beyond 2010. Science 329: 1298­1303. doi: 10.1126/science.1189138.
REINHARD F., HERLE M., BASTIANSEN F., STREIT B. (2003) Economic impact of the spread of alien species in Germany. German Federal Environment Agency.
RICHARDSON D.M., PYSEK P., REJMÄNEK M., BARBOUR M.G., PANETTA F.D. WEST C.J. (2000) Blackwell Science, Ltd Naturalization and invasion of alien plants: concepts and definitions. Diversity and Distribution, 6,93-107.
RUEFF F., PRZYBILLA B., WALKER A.,GMEINER J., KRAMER M., SABANES-BOVE D., KÜCHENHOFF H., HERZINGER T.(2012) Sensitization to common ragweed in Southern Bavaria: clinical and geographical risk factors in atopic patients. Int Arch Allergy Immunol 2012;159:65-74.
SALA O.E., CHAPIN F.S., ARMESTO J.J., BERLOW E., BLOOMFIELD J., DIRZO R., HUBER- SANWALD E., HUENNEKE L.F., JACKSON R.B., KINZIG A., LEEMANS R., LODGE D.M., MOONEY H.A., OESTERHELD M., POFF N.L., SYKES M.T., WALKER B.H., WALKER M., WALL D.H. (2000) Global biodiversity scenarios for the year 2100. Science 287: 1770-74.
SALO P.M., CALATRONI A., GERGEN P.J., HOPPIN J.A., SEVER M.L., JARAMILLO R., ARBES S.J. JR, ZELDIN D.C. (2011) Allergy-related outcomes in relation to serum IgE: results from the National Health and Nutrition Examination Survey 2005-2006. J Allergy ClinImmunol 127:1226-1235.
SERBESOFF-KING K. (2003) Melaleuca in Florida: a literature review on the taxonomy, distribution, biology, ecology, economic importance and control measures. J. Aquat. Plant Manage. 41, 98-112
SHIMIZU, N. 1998. Recent situation of invasion and diffusion of alien weeds and its control. Japanese Journal of Ecology 48: 79-85.
SINDEN J., JONES R., HESTER S., ODOM D., KALISH C., JAMES R., CACHO O. (2004) The economic impact of weeds in Australia. Cooperative Research Centre for Australian Weed Management
VILA M., ESPINAR J., HEJDA M., HULME P., JAROSiK V., MARON J., PERGL J., SChAfFNER U., sUn Y., PYSEK, P. (2011) Ecological impacts of invasive alien plants: a meta-analysis of their effects on species, communities and ecosystems. Ecology Letters 14: 702-708.
WARD NL., Masters GJ. (2007) Linking climate change and species invasion: an illustration using insect herbivores. Global Change Biol. 13: 1605-1615 WEBSTER C.R., JENKINS M.A., JOSE s. (2006) Woody invaders and the challenges they pose to forest ecosystems in the eastern United States. Journal of Forestry, 104, 366-374 WHITE J.F., BERNSTEIN D.I. (2003) Key pollen allergens in North America. Ann Allergy Asthma Immunol 91:425-35.
WILCOVE D.S., ROTHSTEIN D., DUBOW J., PHILLIPS A., LOSOS E. (1998) Quantifying threats to imperiled species in the United States. BioScience 48:607-615.
WILGEN B.W., LANGE, W.J. (2011) The costs and benefits of invasive alien plant biological control in South Africa. African Entomology 19, 504 - 514 WILLIAMS F., ESCHEN R., HARRIS A., DJEDDOUR D., PRATT C., SHAW R S., VARIA S., LAMONTAGNE-GODWIN J., THOMAS S.E., MURPHY S.T. (2010) The Economic Cost of Invasive Non-Native Species on Great Britain, Wallingford: CABI for The Scottish Government, Department for Environment Food and Rural Affairs UK Government, and Department for Economy and Transport Welsh Assembly Government WILLIAMS P., TIMMINS S. (2002) Economical impacts of weeds in New Zealand. In: Pimentel D (ed.). Biological invasions. CRC Press. pp. 175-184 WILLlAMSON M. (2002). Alien plants in the British Isles. In: Pimentel D (ed.). Biological invasions. CRC Press. pp. 91-112 WYMAN M. (1875) Autumnal catarrh. Boston Med Surg J 93:209-12.
XU H., DING H., LI M., QIANG S., GUO J., HAN Z., HUANG Z., SU H., HE S., WU H., WAN F. (2006) The distribution and economic losses of alien species invasion to China. Biological Invasions 8: 1495-1500
ZAVALETA E. (2000) The economic value of controlling an invasive shrub. Ambio 29, 462-467